Masa üstünde duran kalem,
Düşünür sayfalara düşler yazmaya,
Bir tükenmez yolculuk başlar,
Her çizgi, her nokta, ayrı bir hikaya.
Masanın ahengi sessizce anlatır,
Kimi zaman kitaplardan dökülenler,
Kimi zaman sohbetler, çaylar eşliğinde,
Birleşir kelimeler, mısralar kenetlenir.
Ormanın kalbi gibi sağlam ve serin,
Yükünü taşır geçmişin yadigarının,
Bir öğrenci yorgun, bir yazar dalgın,
Masa, sığınaktır, düşüncenin adası.
Bir ressamın paleti gibi renkli,
Fırçasıyla dokunuşlarda hayat bulur,
Her yudumda bir umut, bir hayal kırıklığı,
Masa, her anı ölümsüzleştirir sabırla.
Masa, aile yemeğinin sıcak köşesi,
Paylaşılan ekmek, biriktirilen sevgi,
Gece yarısı lampası altında sınav stresi,
Ve sabaha karşı biten son bir tezi.
Her masada bir hikaye, sessizce yaşanır.
Hayatın içinde ayrı bir evrendir masa,
Anlatır, dinler, saklar ve bekler, ne zamanki
Oturulur yeniden, başlar eski yeni masal.