Yalan, yalgınlık olmasa bir yüzle,
Gezen oyunlar fısıldar her sözle.
Diken misali saplanır tenine,
Gerçek aynalar tutulunca gözle.
Ağ örer hile, rüzgarla sallansa,
Esintide yırtılır, savrulsa.
Her maskenin ardı kara derinlik,
Yüzlerce yüz, zarfında kucaklasa.
Bir yalan söyler, ardı sıra bin gelir,
Gökkuşağı misali, renk renk açılır.
Fakat sonu karanlık, puslu bir sel,
Gerçeğin ışığına bakınca sızılır.
Yalan sözler ektim diye şair,
Gerçeklerin tohumu bir gün yeşerir.
Yalan bataklık, gerçek yüce dağ olur,
Su yüzüne çıkar hep saklı nehir.
Özü sızlatır yalan, uzun sessiz,
Bir yanılsamadır, vadedilen cennet.
Gerçeğin yolu kıvrımlı dağınık,
Yalnız onda bulunur, huzurun esintisi.