Vuslatın hasretinde bir ömür geçiren,
Her anını bekleyişle süsleyen âşıklar,
Bir araya geldiğinde yıldızlar, ay terkeder geceyi,
Onların aşkı aydınlatır karanlık dünyaları.
Sevgilinin gözlerinde kaybolup gitmek,
Her bakışta yeniden doğmak, var olmak,
Bir tebessümüyle bahar yaşanır karlı dağlardan,
Bir öpücük sel olur, coşkun çağlardan.
Ah vuslat, sen ne kıymetli bir armağansın!
İki yürek birleştiğinde düğümlenen zaman,
Ne mevsim bilir ne yıllar geçer hızından,
Vuslat, senle her çöl serap, her diken gülzardır.
Ah bu yollar ne çetin, ne meşakkatli,
Her adımı hasretin çölünde bir ömür gibi,
Ama sonunda varılan o müstesna liman,
Sevgiliye kavuşmak, yaprak kavuşur damla’ya.
Vuslat, sana dair yazılan her şiir az kalır,
Her kelimeyle birlikte yürek yangını alevlenir,
Ama bil ki, sevda ile yanıp tutuşan her yürek,
Sensiz geçen her anı, bir ömür sayar beklerken.
Öyle kuvvetli ki vuslatın tadı,
Birleşen eller, yıllar süren yalnızlığı unutur,
Sarmaş dolaш, gözlerdeki yaşı bir siler,
Vuslat, seninle her dert, her keder hafifler.