Ünlem işareti, heyecan dolu anların kralı,
Noktadan sonra gelen cümledeki asıl yıldız!
Sen ki duyguların tercümanısın, sessiz anların dili,
Bir cümlenin sonuna kondun mu, anlam kazanır her bir hili.
Neşeyle atılırsın cümlenin sonuna,
“Ne güzel gün!” derken hissedilir coşkusu cümana.
Korku, şaşkınlık ya da hayret; hepsi seninle anlam bulur,
Ünlemle başlayan her cümle, kalplere dokunur.
Sen olmazsan eğer, sözler ne kadar eksik kalır,
Bir “Aman Allahım!” demek, sensiz nasıl da zorlaşır.
Heyecanı, sevinci, korkuyu bizlere sen anlatırsın,
Bir duygu seli getirirsin, kelimelerle dans edersin.
Küçücük bir işaret, ama kudretin büyük,
Her cümleyi bir festival yerine çevirmekte üstün.
Ünlem işareti, konuşmanın vurgusu, sözün özü,
Sana hasret kalan cümlelerde yoktur sözün gözü.
Öyle bir güç katsın her cümleye,
Gerek kelimeler dökülsün cümlelerce sevgiyle.
Bizimle kızgınlıkta, sevinçte, korkuda,
Ünlem işareti, sesimizi yükselt bize karda, kıyamette.
Her daim cümlelerin baş tacısın sen,
İyi ki varsın ünlem, duyguların efendisi, dilin en zen.
Her ünlem bir başlangıç, bir çağrı, bir yankı,
Her “Vay!” bir hikayenin kapısını aralar sanki.