Gökyüzüne bir tebessüm salar uçurtma,
Mis gibi rüzgar, onun en büyük dostu.
Rengarenk kuyruğu, yerdeki çocukları hayallere taşır,
Çocukluğun sembolü, özgürlüğün aracı.
Bir ipin ucunda dans eder bulutlarla,
Her yükselişi bir zafer, her süzülüş bir hikaye.
Maviyle yeşilin kucaklaştığı yerde,
Uçurtma sadece bir oyun değil, bir bağlayıcı.
Anne, baba ve çocuk, el ele,
Büyük bir heyecan içinde katılırlar bu oyuna.
Her çekişte bir umut, her bırakışta bir dua,
Uçurtma, kalpleri göğe taşıyan bir dua.
Kimi zaman bir kuş gibi özgür, kimi zaman hüzünlü,
Uçurtmanın ipliği, hayatın ta kendisi.
Kırılır, tamir edilir, yine yükselir,
Hayatın upsuz ve downsuz günlerine inat.
Bir gün gelir, ipler kesilir, uçurtma uçar gider,
Tıpkı büyüyen çocuklar gibi, uçmaya hazır.
Ama her bir yükselişte, her bir düşüşte,
Kalplerde yankılanır o eski, mutlu günler.
Uçurtma, gökyüzünün süsü, rüzgarın dans partneri,
Çocukluğun bir parçası, anıların saklayıcısı.
Bir ipin ucunda bir ömür, bir hayat,
Uçurtma ile çocuk, gökyüzünün başrolünde.