Gözlerde yaş, yüreklerde ağıt, yas,
Adınız yazılmıştır bu milletin her bir sayfasına.
Kahramanlar, şehitler, sizler, bu vatanın asil bekçileri,
Ölümsüz ruhlar, ebediyete uzanan kervanda seyr u safasına.
Dağlar taşlar tanık, değil mi Fırat’tan, Dicle’ye?
Her bir taşında bir ismin, her bir yıldızda bir yüzün,
Özgürlük diye haykırışın, göklerde yankılanır geceye,
Kurşunların, bombaların arasından sızan cesur özün.
Her bir köşede, anılarınız fısıldar tarihin sessizliği,
Kimi zaman bir çocuk, annesinin türküsünde ağlar,
Kimi zaman bir baba, bayrakla buluşurken, çıkar yüreği,
Her yaşta, her yüzde, hüzün, gurur, sevinç ve ağlar.
Sizler ki, vatan için yükselttiniz en ulu sesi,
Kınalı kuzular, yiğit evlatlar, canları pahasına.
Şehadet şerbetini içtiniz, en muhteşem niyazi,
Asaletinizle doldurdunuz mavi göklere, altın sahasına.
Canlarınızı verdiniz, bizlere emanet bu kutsal tepe,
Ve biz, özgürlüğün tadını çıkarmaktayız nefesimizde.
Sonsuza kadar minnettarız, dualarımızda hep peşpeşe,
Ruhlarınız, şehitler, yıldızlar kadar yüksek ve parlak gece de.
Engin rahmetler dolsun, her birinizin aydınlık yurduna,
Mekânlarınız cennet, en güzel, en huzurlu köşesi.
Hep anılacaksınız, minnet, saygıyla sonsuz bir döngüde,
Sizler, bu milletin kalbinde ebediyen yanan kutsal ateşi.