Kin tutan yüreklere seslenir bu satırlar,
Gölgelerde kalan duygulara dair ağıtlar.
Kin tutmak ateşten gömlek giymek gibi,
Yakan da sen, yanacak olan da sen, kimin eli kimin cebinde?
Kin bir yıkım bahçesi, ekilir tohumları nefretle,
Sulanan yerde sevgi çiçeği bitmez, hasretle.
Buz tutmuş gönüllerde kin, kar gibi eriyip gitmez,
Kalır, kökleşir, ağaç olur, meyvesi zehir, acı beter.
Kin, geçmişin gölgesi, geleceği karartır,
Yaratır kendi karanlığını, göz gözü göremez artık.
Çukur kazılır, derin ve sessiz, her nefrette bir kürek daha,
Düşman bildiğin kişi aslında ayna, yansıttığın kadarına bakar.
Kin ve intikam, iki yakın dost, el ele,
Tüketirler sahibini, içten içe, derinden ve sessizce.
Affetmek gerek, kurtulmak için kendi zindanından,
Çünkü kin sadece kendini yakan bir ateştir, anlayana.
Kin şiiri, acı bir türkü, her dize bir yara,
Öğrenmek ve unutmak üzerine kurulu dünya.
Silkin bu ağırlıktan, at gönül yükünü,
Sevgiyle doldur kalbini, kinin soğukluğunu unutunca.