Çocuk olmak, hayatın en masum ve en özgür dönemidir. Hayal kurmanın sınırlarının olmadığı, oyunların ve arkadaşlıkların hayatın merkezinde olduğu bu dönem, her bireyin gelişimi için büyük öneme sahiptir. Şimdi ise sizlere, çocuk olmanın büyülü dünyasını yansıtan kısa bir kompozisyon sunacağım.
Çocuk olmak; gökyüzüne bakıp bulutların dansını izlerken gizemli hikayeler kurabilmek demektir. Bir parkın kum havuzunda kaleler yaparken, sınırsız bir dünya inşa etmektir; her bir kum tanesi, bir düşün gerçekleşmesi için bir fırsattır. Çocuk olmak, öğrenmenin en doğal halidir; her yeni oyun, her yeni arkadaşlık, bilginin ve becerinin kapılarını aralar. Düşmekten korkmadan koşabilmek, düştüğünde ağlayıp hemen ardından yeniden kalkıp koşabilmektir. Çocukluk, bahçede çiçek toplarken, kelebeklerle yarış yaparken ve yağmurda ıslanmaktan korkmadan dans edebilmek demektir.
Çocukluğun verdiği bu eşsiz özgürlük ve saf neşe, hayatımızın temel taşlarını oluşturur ve bizi biz yapan değerlerin başlangıcıdır. Her yetişkin, içindeki çocuğu kaybetmemeli ve onun hayallerini ve merakını yaşam boyu korumalıdır.