Zehra, isminde saklı bir bahar esintisi,
Gönlünde umutlar yeşeren, sevgi dolu, neşeli birisi.
Güneşi çağırır bakışları, mavi gözlerinde deniz,
Her sabah bir umut, her gece sevda ile biten bir his.
Gülüşüyle açar yüreklerdeki kapalı pencereler,
Adı geçer geçmez, çiçekler açar yemyeşil kırlarda.
Nazik bir esinti gibi dolaşır sokaklarda,
Zehra, yaşamın kendisi gibi serin ve taze.
Bazen bir kitap olur, dalarsın satırlarında,
Bazen bir şarkı, mırıldanırsın her daim yanında.
O, bir ışık, aydınlatır en koyu karanlıkları,
Zehra, dost canlısı, hep gülen, daima umut dolu.
Kelimeler yetmez anlatmaya onun güzelliğini,
Her hecesinde ayrı bir dünya, her silüetinde bir hikaye.
Ne çiçekler anlatır onu, ne de mevsimler yeter,
Zehra bir şiir, okursun, her seferinde daha derin seversin.
Gönül çeler geçerken zaman, adı anıldıkça,
O, hem vakitlerin şiiri, hem de zamanın kendisi.
Zehra ile her bulut güneşe dönüşür, her gece aydınlık,
Zehra’nın şiiri kalır, dile gelir her daim, tebessümle, umutla.