Unutmak mı dersin, hüzün dolu bir serüven,
Hafızanın kıvrımlarında saklı kederin resmi,
Silinir mi anılar, bir çırpıda, bir nefeste,
Yoksa yavaş yavaş mı çözülür zamanın esiri?
Bir yaprak misali sararır hatıralar,
Usulca düşerken toprağın koynuna,
Her biri bir öykü, her biri bir hayat parçası,
Unutuşun rüzgarıyla savrulur uçsuz bucaksız.
Kimi zaman bir şarkı, bir koku getirir geri,
Dolup taşar gözler, yürek burkulur derinden,
Unutmak bir seçim mi, yoksa mecbur muyuz biz,
Ağırlığından kurtulmak için geçmişin?
Ve şair yazmıştır bu acıyı defalarca,
Kelimelerle dans eder unutmak,
Bir yanda kurtuluş, bir yanda hüzün,
Hayatın çelişkili oyunu işte bu kadar acımasız.
Her unutulan, bir boşluk bırakır içimizde,
Her hatırlanan ise bir umudun yeşermesi,
Ama unutmayalım, geçmişten gelen her ders,
Bize yarınlara yürümek için güç verir, cesarete sessizce.