“Özür Dilerim” diye başlar her cümle, hüzün dolu,
Bir yürekten dökülen pişmanlıkların özeti sanki.
Dökülen her kelime, bir umut tohumu,
Sulhun kapısını aralamak için bir anahtar belki.
Kimi zaman küçük bir hata, bir anın gafleti,
Kimi zaman derin yaralar, göz yaşlarıyla dolu.
Her özür, bir köprü kurar yürekten yüreğe,
Sessiz sedasız, ama derinden bir dokunuş bu.
Bir bakışta saklanan bin pişmanlık,
Bir ses tonunda yükselen bin özlem.
Özür dileyen her insan, aslında bir iz bırakır,
Sevgiyle örülü, affetmeyi bekleyen bir gem.
Her özürlü kelime, aslında bir iç döküş,
Her iç döküş bir adım daha ileri.
Affetmek büyüklerin işi, demişler eskiler,
Özür dileyebilmek ise, cesaret ister gerçekten.
Hatada ısrarcı değil, çözümde ısrarlı olalım,
“Özür dilerim” demekle başlayalım yeniden.
Düşün ki özür bir tohum, affetmek ise su,
Beraber yeşertelim gönül bahçelerini, hep birlikte.
Soğuk duvarlar erisin, gönüller ısının diye,
Özür dilerim, affet, bir kez daha başlayalım diye.
Bu şiir, özürlerden, affetmekten, başlangıclardan ilham alır,
Her özür dileyişte bir umut, her affetmede bir sevgi barınır.