Rüyaların ötesinde bir yerde, hayaller başlar,
Her renk bir umut, her çizgi bir yolun taşlar.
Uçsuz bucaksız düşlerin mavi göklerde dansı,
Her biri umut dolu, baktıkça iç açar kıvancı.
Gözlerimizi kapattığımızda başlar esas yolculuk,
İpekten kanatlar takar, fırlarız gecenin uçurumundan.
Yıldızlara komşu, ayın dostu olur tüm düşler,
Sınırları aşarız, yoktur bizde imkansız dedikleri engeller.
Hayaller, kalbin en derin köşelerinden fışkırır,
Bir çocuğun masum gülümsemesi gibi saf ve berrak.
Onlar ki yaşamın soluk griliğine renk katar,
Açar içimizdeki kilitli kapıları, huzurla dolar her an.
Düşlerimizle öreriz yarının dokusunu her daim,
Tohumlar ekilir hayal toprağına, beklenir sabırla zaman.
Yeşerir umutlar, dallanır, budaklanır ağaçlar gibi,
Meyvaları tatlıdır hayalin, alır yüreğimizi okşar gibi.
Şair ne derse desin, ressam ne çizerse çizsin,
Hayallerimiz en vefalı dostumuz, en güzel sırdaşımız.
Onlarla seyahat ederiz içsel dünyaların ötesine,
Bir telaş, bir sevinç, hayat bulur kalemimizin ucunda bile.
Kararırken gökyüzü, yıldızlar yanmaya başladığında,
O zaman hatırla, her bir yıldız aslında bir hayal kırıntısıdır.
Ve sen, o sonsuz evrende bir hayalperest,
Tutkunu olduğun hayallerin peşinde, özgür ve cesur.