1. **Use as a verb (Fiil olarak kullanımı):**
– “Please use this pen to sign the document.”
(Lütfen belgeyi imzalamak için bu kalemi kullan.)
2. **Use as a noun (İsim olarak kullanımı):**
– “The use of plastic bags is harmful to the environment.”
(Plastik torbaların kullanımı çevre için zararlıdır.)
3. **Describing necessity (Gereklilik belirtme):**
– “You don’t need to use a fork to eat sushi.”
(Suşi yemek için çatal kullanman gerekmez.)
4. **Expressing habit (Alışkanlık ifade etme):**
– “I use a new toothbrush every three months.”
(Her üç ayda bir yeni diş fırçası kullanırım.)
5. **Conferral of benefits (Fayda sağlama):**
– “This tool can be of great use when fixing a car.”
(Bu araç bir arabayı tamir ederken büyük fayda sağlayabilir.)
6. **Permission (İzin):**
– “Can I use your phone to make a call?”
(Bir telefon görüşmesi yapmak için telefonunu kullanabilir miyim?)
7. **With technology (Teknoloji ile):**
– “Many people use social media to stay connected with friends.”
(Birçok insan arkadaşlarıyla bağlantıda kalmak için sosyal medya kullanır.)
Participants may find these examples useful in understanding the various contexts and meanings associated with the word “use.”