Ingilizce Deyimler Örnekleri

İngilizce deyimler, dilin renkli ve zengin bir parçasıdır. Bu deyimler, günlük konuşmalarda sık sık kullanılır ve birçok durumu veya duyguyu daha etkili bir şekilde ifade etmemizi sağlar. İşte size bazı yaygın İngilizce deyimler ve anlamları:

1. “A piece of cake” – Bu deyim, bir şeyin çok kolay olduğunu ifade etmek için kullanılır. Örneğin, “Bu sınav benim için bir parça kek olacak” demek, sınavın kolay olacağını ifade eder.

2. “Break a leg” – Bu deyim, birine başarı dilemek için kullanılır. Özellikle tiyatro veya performans sanatlarıyla ilgili durumlarda kullanılır. Örneğin, “Yarınki konserinde başarılı olmanı dilerim, break a leg!” demek, başarı dilemek anlamına gelir.

3. “Bite the bullet” – Bu deyim, zor bir durumla yüzleşmek veya zor bir karar vermek anlamına gelir. Örneğin, “İşten çıkarılmamak için daha fazla çalışmam gerekiyor, bu yüzden zorluğa katlanmalıyım ve ekstra mesai yapmalıyım” demek, bite the bullet anlamına gelir.

4. “Cost an arm and a leg” – Bu deyim, bir şeyin çok pahalı olduğunu ifade etmek için kullanılır. Örneğin, “Bu yeni telefon gerçekten bir kol ve bir bacak tutuyor” demek, telefonun çok pahalı olduğunu ifade eder.

5. “Hit the nail on the head” – Bu deyim, bir konuda tam olarak doğruyu söylemek veya bir sorunu tam olarak çözmek anlamına gelir. Örneğin, “Tam olarak ne hissettiğimi anladın, tam olarak noktayı koydun” demek, hit the nail on the head anlamına gelir.

6. “Let the cat out of the bag” – Bu deyim, bir sırrı açıklamak veya bir sırrın ortaya çıkmasına neden olmak anlamına gelir. Örneğin, “Sürprizi bozma, kedi çuvaldan çıktı!” demek, bir sırrın açığa çıktığını ifade eder.

7. “Once in a blue moon” – Bu deyim, bir şeyin çok nadir olduğunu ifade etmek için kullanılır. Örneğin, “Babam genellikle yemek yapmaz, ancak ara sıra mavi ayda bir yemek yapar” demek, babanın nadiren yemek yaptığını ifade eder.

8. “The ball is in your court” – Bu deyim, bir karar verme veya harekete geçme sırasının birine ait olduğunu ifade eder. Örneğin, “Seninle ilgili bir karar vermek zorundayım, top senin sahanda” demek, kararı başkasına bıraktığını ifade eder.

9. “Under the weather” – Bu deyim, birinin hasta veya keyifsiz olduğunu ifade etmek için kullanılır. Örneğin, “Bugün işe gelemem, kendimi pek iyi hissetmiyorum” demek, under the weather anlamına gelir.

10. “When pigs fly” – Bu deyim, bir şeyin gerçekleşmesinin imkansız olduğunu ifade etmek için kullanılır. Örneğin, “O bana özür dileyecekse, domuzlar uçacak demektir” demek, birinin özür dilemesinin imkansız olduğunu ifade eder.

Bu sadece birkaç örnek, İngilizce deyimlerin sonsuz bir listesi vardır. Bu deyimleri öğrenmek, İngilizceyi daha akıcı ve doğal bir şekilde konuşmanıza yardımcı olacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 Comments
scroll to top