Cennet Cehennem, Türkiye’nin güneyinde, Mersin il sınırları içinde yer alan ve doğal güzellikleri ile bilinen bir mağara ve obruk sistemidir. Mersin’e bağlı Silifke ilçesine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta olan bu doğa harikası, tarih öncesi çağlardan itibaren insanlar için hem bir sığınak hem de mistik bir öneme sahip olmuş bir yerdir.
Cennet ve Cehennem, birbirine çok yakın iki büyük kalker taşlı düden şeklindedir ve bu iki oluşumun adı dini ve mitolojik kaynaklardan gelir. Cennet Obruğu yaklaşık 250 metre çapında ve 70 metre derinliğe sahiptir. İçerisine yapılan merdivenler sayesinde ziyaretçiler mağaranın dibine inebilirler. Mağaranın dibinde, büyük bir sarkıt ve dikitlerle süslü küçük bir kilise bulunur. Bu kilise, Hristiyanlık döneminde önemli bir hac yeriydi ve hala ayinler için kullanılmaktadır.
Cehennem Obruğu ise Cennet’e göre daha büyük ve ulaşılmaz olarak kabul edilir. Yaklaşık 128 metre derinliğe ve 70 metre çapa sahip olan bu çukur, dik yamaçları nedeniyle içine iniş oldukça zordur. Cehennem’in iç kısımları, içinde yaşam izine rastlanmayan karanlık ve soğuk bir atmosfere sahiptir. Bu yüzden olsa gerek, adı antik çağlarda “ölülerin ruhlarının bulunduğu yer” olarak bilinirdi.
Bölge, mitolojiye de konu olmuştur. Efsanelere göre Zeus, yeraltı tanrısı Typhon’u bu çukurlardan birine hapsederek onu cezalandırmıştır.
Doğal güzelliklerinin yanı sıra, Cennet ve Cehennem çevresinde yer alan diğer tarihi ve kültürel varlıklarla birlikte ziyaretçilere geniş bir keşif alanı sunar. Bölgeye yapılan ziyaretler genellikle doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık ve tarihi keşiflerle dolu bir gün geçirme fırsatı sağlar.
Zaman içinde turistlerin yoğun ilgisine maruz kalan bu doğa anıtları, bilimsel ve kültürel önemleriyle de koruma altına alınmıştır. Cennet ve Cehennem, ziyaretçilere doğanın ve tarihin eşsiz bir birleşimini sunarak unutulmaz bir deneyim vaat eder.