Kurtuluş Savaşı, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, milletin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini simgeleyen tarihi bir dönemdir. Bu zorlu savaş, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, milletin topyekün bir direnişi ve kararlılığı ile kazanılmıştır. Savaşın nasıl kazanıldığını anlatan bir kompozisyon, bu önemli dönemi daha iyi anlamamıza yardımcı olur.
Kurtuluş Savaşı, Türk milletinin var olma mücadelesinin en çetin geçtiği dönemlerden biridir. 1919 yılında Samsun’a ayak basan Mustafa Kemal Atatürk, milli bir hareketi başlatarak, işgal altındaki vatan topraklarını kurtarmayı hedeflemiştir. Bu süreçte, Anadolu’nun dört bir yanından katılan kadın, erkek, genç, yaşlı demeden tüm halk, vatanı işgalden kurtarmak için kenetlenmiştir.
Misak-ı Millî’nin ilanıyla belirlenen sınırlar içinde tam bağımsız bir Türk Devleti kurma amacı, Kurtuluş Savaşı’nın en temel dayanağı olmuştur. Bu hedef doğrultusunda, düşman kuvvetleriyle sıkı mücadeleler yapılmış, birçok cephe açılmıştır. Sakarya Meydan Muharebesi ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi gibi önemli zaferlerle düşman geriletildi. Türk halkının azmi, Anadolu’nun sarp dağları kadar dik ve kararlıydı.
Kazanılan her savaş, milletin bağımsızlık inancını pekiştirirken, Kurtuluş Savaşı’nın sonunda imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği tüm dünya tarafından tanınmıştır. Bu başarı, Atatürk’ün önderliğinde, planlı ve sistemli bir mücadelenin ürünüdür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı; “İstiklal Harbi benim en büyük eserimdir” diye özetlemiştir.
Sonuç olarak, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlüğe olan tutkusu, ulusal birliğe ve beraberliğe olan inancı, Kurtuluş Savaşı’nı kazanmada en büyük etken olmuştur. Genç nesillere bu zafer, vatan sevgisi, fedakârlık ve mücadele ruhu gibi değerlerin aktarılması gerekmektedir.