“Bring up” ifadesi genelliktle bir konuyu başlatmak, gündeme getirmek anlamında veya çocuk yetiştirmek anlamında kullanılır. İşte her iki kullanım için örnek cümleler:
1. Bir konuyu gündeme getirmek:
– She decided to bring up the issue during the meeting. (Toplantı sırasında meseleyi gündeme getirmeye karar verdi.)
– I hate to bring up this matter, but we have to discuss our budget. (Bu konuyu gündeme getirmek istemiyorum ama bütçemizi tartışmamız gerekiyor.)
– Do you think it’s a good idea to bring up past mistakes? (Geçmiş hataları gündeme getirmenin iyi bir fikir olduğunu düşünüyor musun?)
2. Çocuk yetiştirmek:
– They brought up three children in a small rural town. (Üç çocuğu küçük bir kırsal kasabada büyüttüler.)
– It’s difficult to bring up kids in today’s fast-paced world. (Bugünün hızlı tempolu dünyasında çocuk büyütmek zordur.)
– My grandparents brought me up after my parents moved overseas. (Ebeveynlerim yurt dışına taşındıktan sonra büyükanne ve büyükbabam beni büyüttü.)