Türklük, eski zamanlardan bereketli topraklar,
At üzerinde gökler gibi özgür yürekler parlak.
Savaşçıların oğlu, bilge kadınların torunu,
Ana yurttan yankılanan destansı bir hikayenin yolu.
Bozkırların derin sırrı, Tuna’nın sessiz akışı,
Selçuklu’nun yıldızı, Osmanlı’nın başlıca taşı.
Dilinde Yunus’un sevgisi, Hacı Bektaş’ın irfanı,
Görkemli geçmişiyle aydınlık geleceğin teminatı.
Horasan’dan Anadolu’ya uzanan köprü,
Türklerin yüreğinde vatan sevgisiyle dolu.
Neşet Ertaş’ın türküsünde yatan hüzün,
Barış içinde yaşamak için dostluk ve özüm.
Ataların izinde, şehit kanlarıyla sulanmış toprak,
Kardeşlik içinde, aşkla kucaklaşan bir havar.
Misafirperverliğin simgesi, güler yüzlü insanlar,
Türklerin tarih sahnesinde eşsiz bir dans.
Yurdumun dört bir yanında yükselen minareler,
Her bir taşında yazılmış binlerce yılın emareleri.
Ecdadın mirası, gelecek nesillere ışık tutacak,
Türklük bu, ne mertlikten ne de şereften yorulacak.