Mart 2, 2024

Sürgün Şiiri

Sürgün yüreklere düşen bir ağıt bu, anlatır kırık dökük hikayeler,
Uzak diyarlar, yabancı sokaklar, gizler içinde bekleyen nice dertler.
Yollar uzar gider, sonsuz gecelerde, yıldızlar şahit bu hasrete,
Bir kalem susar bazen, kelimeler yetmez, gözyaşı olur her bir mısra.

Sürgün; dağların ardı, denizler ötesi, bir ayrılık hüznü içinde,
Bir çığlık yankılanır karanlıkta, sessizce sızlatırken içimi.
Her adım bir umut, her bakış bir özlem, her solukta bir bitmeyen bekleyiş,
Gurbetin koynunda saklıdır sevdalar, yorgun düşmüş, solmuş çiçekler gibi.

Kalem kırılır, mürekkep solgun, yürekte bir yanardağ gibi kaynayan,
Anılar silinmez, silinemez, sürgün yolların her virajında saklıdır.
Kim bilir hangi dağ, hangi taş ağlar, göçmen kuşlar gibi hüzünlü,
Kim bilir hangi göz, hangi yüz hâlâ, bekler, ümitler tükenmez bir sabırla.

Belki bir gün döner bu sürgünler, kök saldıkları topraklara,
Belki bir gün vuslat olur bu ayrılık, ends in harmony not despair.
Till then, in the verses they persist, across seas, across despair,
The exiled souls scribble, in the book of life, their enduring prayer.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir