Noktalama, dilin gizli kahramanı,
Sessizce verir cümlenin tadını, anlamını.
Virgül, nokta, soru işareti, ünlem
Her biri ayrı bir dünyanın elem.
Virgül gelir, nefes aldırır satıra,
Koşuşturma içinde verir mola.
Anlatmak istediklerini ayırır,
Düşünceler arasında bir köprü kurar.
Nokta ise son noktayı koyar her şeye,
Bir düşüncenin kapısını kapatır tez elden.
Öykünün sonu, konuşmanın bittiği yer,
Nokta, sessiz sedasız, güçlü bir emir.
Soru işareti, merakın resmi,
Her bir kıvrımında bir bilinmezlik gizli.
Sorgular, düşündürür, cevap aratır,
Bilgiye giden yolda, ışık saçar.
Ünlem ise şaşkınlık, heyecanı belirtir,
Yoğun duyguları sahneye çıkarır.
Sevinç, korku ya da acı da olsa,
Ünlem duyguları en iyi anlatır dosta.
Noktalı virgül, yarım düşlerin peşi,
Bir pausa verir, fakat bitmez hikâye.
İki fikir arkadaş gibi yan yana,
Kısmi bir son, devamı yarına.
Tırnak işaretleri, söz başkasına aitken,
Onun adına konuşur, şahitken.
Gizli kalmış sözleri gün yüzüne çıkarır,
Öykünün içinde başka sesler yankılanır.
Her biri ayrı bir anlam taşır,
Yazının ruhu, noktalama işaretleriyle açığa çıkar.
Dilin mimarları, sessiz ve derin,
Anlamı dokur, kelimelerin perdesin.