Türk’ün bağımsızlık türküsü, İstiklal Marşı,
Her mısrasında yankılanan kutsal bir başkaldırış.
Mehmet Akif’in kalemiyle dökülmüş bu marşta,
Sanki her hece, vatan sevgisini fısıldar kulağa usulca.
Kurtuluş Savaşı’nın karanlık ve soğuk günlerinde,
Her bir dize özgürlüğün ateşini harlar yüreklerde.
Bayraklaşan şiir, milletin ortak sesi olmuş,
İşgal altındaki bir ulusun direniş manifestosu.
“Korkma!” diye başlar, cesaret aşılar her satır;
Karanlığa meydan okur, aydınlığa çağırır.
Zincirleri kırar, özgür bir ruh gibi yükselir,
Asil kanıyla, şehitlerin destanını ölümsüzleştirir.
Bir milletin yeniden doğuşunu anlatır bu şiir,
Özgürlüğüne kavuşmuş, kendi kaderini yazan nefer.
İstiklal Marşı sadece bir marş değil, bir öğüttür,
Bağımsız yaşamayı hedefleyen her nesle bir kutlu yürüyüştür.
Bu yüce marş, Mehmet Akif’in emanetidir;
Her Türk vatandaşının kalbinde, ruhunda hissettir.
Bayraklar altında okunurken hissedilen bu gurur,
İstiklal Marşı’yla özdeşleşmiş bir ulusun zafer turu.
Yüreklere işlenmiş, aklın ve bilincin ötesinde,
Özgürlük ve bağımsızlık demek tüm kederlere inat.
Tarih boyunca daim olacak bu destansı ses,
İstiklal Marşı, Türkiye’nin ebedi nefes.